Arşiv | 12:57 pm

Teknolojinin bi boka gittiği yok

2 Nis

Bazen şöyle atom çekirdeği ayırmaya çalışanları falan gösteriyorlar ya televizyonda. Oraya gidip adamı tokat manyağı yapmak istiyorum. Televizyonda görüyorum böyle saçma saçma işler ile ilgileniyor ya bu prof.lar. Karşısına geçip : Lan piç 30 kişiyi bir odaya kapatıp 10 sene deney yapacağına şu elektrik süpürgesinin sessiz çalışanını yap.

Lan bir nesilin kulak çınlaması bu yüzden. 90lar diyince aklıma bi bok gelmiyor bilader. Hiç birini izleyemedim ki. Hep süpürge açıktı duyulmuyordu yani. Ya tamam bilim adamlarının da pek suçu yok ama kime kızayım her gün temizlik yapan anneme mi.

Aslında komşuların da ibneliği var. Hele o remziye teyze. Her gün telefon açardı karı geliyorum diye. Evde bir festival havası hemen. Dip buak bi girerdi annem ben de ayağını kolunu bir o enarı bir bu kenarı çeken vaziyette çin işkencesi gibi tv izlerdim. Eğer anne kapat dersem: Kalkta ders çalış cevabı alırdım. O yüzde hep küfür ederdim bu prof.lara. Piç kuruları. Bak çıkmış şey diyo. Aşkın ömrü 3 yıl 2 ay 1 günmüş. Teallamya. Kızlar da bu vakti hesaplıyor mu nedir 3 yıl sonra. Sen çok değiştin ali….

Şimdi bu yazımı okuyan bir prof. varsa siktir git yap o aleti. Hala okuyor ya. Yapsana lan. Bilgisayar mühendisi varsa eğer o da siktirsin gitsin. Yüz tanıma falan yapacağınıza gidin sessiz süpürge yapın lan. Olum hala ne duruyonuz.

Sonra diyorlar teknoloji nereye gidiyor. Bi bok yere gittiği yok. Teknoloji insanın içinde olcak abi. Teknoloji insanın kendine yakışanı giymesidir. Teknoloji gitsin italyan erkekleri gelsin. Kızların teknolojik yerine manuel tercihi. Teknoloji iyi de çevresi kötü. Teknoloji ölmez biz ölürüz. Teknoloji teknoloji dediğin nedir ki gülüm ben senin için atarimi sattım. Bir taş attım teknolojiye tık dedi. vs vs bla bla …

Günümüz toplumuna içsezisel bakışta fasaryal döngüsel saptamalar

2 Nis

Bu yaziya atacak başlık bulamadım yeminlen. Olay öyle böyle değil çünkü. İlk önce bizim patrondan bahsedeyim biraz.

Şimdi ben staj olsun diye üniversite son sınıfta bir şirkette bedava çalışmaya başladım. 3-4 ay sonra işe yarar vaziyete gelince patron bana iş teklif etti. Ben de kabul ettim. Aramızda maddi konuda çok problem oldu. Çok feci tartışmalar yaşadık ama bana ihtiyacı olduğu için hiç ters yapmadı. Sineye çekti hepsini. Ve ben bu problemlerin çözülemeyeceğini anlayınca bir gece patladım yine buna. ama söylemediğim söz kalmadı. O günden sonra tansiyon ilacı falan kullanmaya başlamış. Resti çektim ve çıktım. Sonra bu 1 ay sonra götü sıkışınca beni aradı ve ortaklık teklif etti. O and anladım ki kendini ağırdan satıcaksın bilader iş hayatında. Neyse şu an ortağız ama ağız alışkanlığı patron diyorum. Gelelim meseleye…

Bu patron benim bir gün gideceğimi bildiği için bana kız ayarladı. Aslında bu durum bu yüzden mi yoksa geçen gün ofise getirdiğim arkadaşımla mı alakalı tam bilmiyorum. Adam karşıma geçip resmen evde kalmış kız annesi gibi ali artık yaşın geldi falan diyor.

Pek önemsemedim dediklerini. O da önemsemediğimi farkett sanırım bana kızın resmini gösterdi. O anda işte şok olduğum andı. Lan ben bu kızı bir yerlerden hatırlıyorum. Ofise sürekli gelip giderdi. Ben de diyorum niye getirip duruyor. Meğersem ben bu kızı görüp ayarlıcam diye bekliyormuş. benim sikimde değil tabi o zamanlar. Baktı benden bi bok olmıcak kız gelmemeye başladı.

Kızıda görsen bilader bebek ya. Sarı saçlı gözleri kahverengi ama parlıyor. Çok duru bir güzelliği var. Yani şöyle diyi : Kesinlikle benlik değil. Benden iyilerine layık. Sorun sende deil bende. Çok zorladım seni sevmeyi denemeyi. Noluyo lan ben niye ayrılık bahaneleri sayıklıyorum. Neyse bak fotoğrafı gösterince küçük dilimi yuttuğumu farkettim. Patron dedi noldu küçük dilini yuttun. Dedim amına kodumun çocuğu açlıktan ölüyorum para ver lan bana kız verme. Yok ya böyle değildi. Dedi beğendin mi?

Valla o an ne söyliyeceğimi şaşırdım. Görücü usulü gibi bilader. Nefret ederim böyle birlikteliklerden. Kızı kendim ayarlamam lazım. Beni kendi gayreti ile sevmesi lazım. Arada komplolar olmaması lazım. Ya tamam güzel de. Bi güzel diye 40 yıl patronun yüzünün görmek zorundamıyım ben. Kardeşinin kızı çünkü. Bir de bu patron 10 kardeş. Düşünsene 30 sünnet 30 düğün hepsine gidicez. Valla ben çekemem.

Zaten nefret ederim böyle düğündü dernekti. Hayalimde ki kız güzelliği var ama hayalimde ki hayat tarzına uygun değil. Ben evlenirsem çok farklı olması lazım. Kıza kutuplara gidiyoruz dediğimde montumu getirmesi lazım falan. Gece saat 4 de dışarı çıkıp gezmeliyiz sabaha kadar. Yağmurda ıslanmalıyız falan. Kısacası bir günümüz bir günümüze uymamalı. Sürekli bir heyecan olmalı. Çok uzun bir konu mu sonra yazarım.

Özet geçiyorum : iş yaptığın biri ile asla akrabalık etme. Akrabalık ettiğin biri ile iş yapma. Hayatımda ki en büyük tecrübedir bu.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.